Alzheimer hastalığı sadece tıbbi değil, aynı zamanda etik ve hukuksal sorumluluklar içeren bir süreçtir. Hastalık ilerledikçe kişinin karar verme, muhakeme, imza ve rıza yetisi azalır. Bu durum, hem hastanın korunmasını hem de yakınlarının hukuken doğru adımlar atmasını gerektirir.
Hukuksal Açıdan Temel Kavramlar
a. Fiil Ehliyeti (Karar Verme Yetisi)
Türk Medeni Kanunu’na göre, bir kişinin fiil ehliyeti yani geçerli karar verebilme yeteneği, zihinsel yeterliliğine bağlıdır. Alzheimer hastalığında bu yeti aşamalı olarak azalır. Erken evrede kişi kendi kararlarını verebilirken, ileri evrede vesayet (yasal temsil) gerekebilir.
b. Vesayet ve Yasal Temsil
Vesayet, mahkeme kararıyla bir kişiye haklarını koruyabilmesi için bir temsilci atanmasıdır. Alzheimer hastası kendi çıkarlarını koruyamayacak durumda olduğunda, yakınları Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak vasi atanması talebinde bulunabilir. Vasi, hastanın sağlık işlemlerinde, banka ve mülkiyet yönetiminde, sosyal güvenlik ve bakım hizmetlerinde yasal temsilcisidir.
c. Tıbbi Müdahale ve Rıza
Hasta Hakları Yönetmeliği’ne göre, her tıbbi işlem için aydınlatılmış onam (rıza) gerekir. Erken evrede hasta rızasını kendisi verebilir. Orta–ileri evrede yasal temsilci (vasi) onam vermelidir. Acil durumlarda hastanın yararı gözetilerek hekimin takdir yetkisi vardır.
d. İlaç, Tedavi ve Bakım Kararları
Alzheimer hastasının tedavi reddi veya ilaç kabulü konusunda kararı, bilişsel yeterlilik ölçüsünde değerlendirilir. Eğer kişi değerlendirmeyi anlayacak durumda değilse, vasi veya yasal temsilci devreye girer.
Mali ve Sosyal Haklar
a. Sosyal Güvenlik ve Bakım Desteği
Alzheimer hastaları ‘ağır engelli’ statüsüne girebilir. Engelli sağlık kurulu raporu ile: evde bakım maaşı, vergi indirimi, elektrik–su indirimi, bakım merkezi hizmetlerinden yararlanma hakkı doğar. Rapor için il sağlık müdürlüğü veya devlet hastanelerinin sağlık kuruluna başvurulabilir.
b. Mülkiyet ve Miras İşlemleri
Hastalık ilerledikçe kişi mal satışı, bağış veya miras düzenlemesi yapamaz. Bu tür işlemler için vesayet altına alınmış olması ve mahkeme izni gerekir. Bu önlem, kötüye kullanım veya istismarı önlemek içindir.
Bakım ve Sorumluluk Hukuku
Aile bireylerinin bakım yükümlülüğü Türk Medeni Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu ile tanımlanmıştır. Eğer aile bakım veremiyorsa, Evde Sağlık Hizmetleri veya Bakım Merkezleri devreye girebilir. Bakım veren kişiler, hastaya karşı ihmal veya kötü muamelede bulunursa bu suç kapsamına girer (TCK 232. madde).
Etik Sorunlar
Hastanın özerkliği (kendi kararı) ile güvenliği arasında denge kurulmalıdır. Beslenme, sonda, yoğun bakım veya ileri tedavi kararlarında etik kurul görüşü gerekebilir. Avans direktif (yaşam sonu istek beyanı) kavramı, Alzheimer hastalarında giderek önem kazanmaktadır.
Çözüm Önerileri
Erken evrede: Hasta ile birlikte vasiyet, temsil, bakım planı gibi kararlar önceden konuşulmalıdır.
Orta evrede: Vesayet ve sağlık kararları mahkeme kararıyla düzenlenmelidir.
İleri evrede: Aile, hekim, sosyal hizmet uzmanı ve hukuk danışmanı birlikte hareket etmelidir.

