Horlama ve apne sorunu artik çözüldü mü?
"Çocuklar uyuya uyuya büyür, yaşlılar uyuya uyuya ölür" atasözü konunun ne kadar popüler
olduğunun göstergesidir. Tarihten beri horlama ve apne sorunu insanoğlunu
etkilemiş, ancak hastalık olarak gereken önem verilmemiştir. Horlayan bir insan
uykuda bu halini farketmez ve genelde horladığını kabul etmez. Apne sayı ve
uzunlukları fazla değilse çoğunlukla bu hastalar da vucutlarının yıprandığını
farkedemezler. Dolayısıyla bu sorun eşlerin rahatsız olması ve açığa çıkarması
dışında hep halının altına süpürülegelmiştir.
Uyku kalitesi önemlidir, insan gelişimi ve ömrü için belirleyicidir. Horlama ile
başlayan ve zamanla apneye dönüşen süreçte bir kısır döngü oluşur. Bu kısır
döngü kalp ve damar sistemini bozarak, uykuda vucudu yenileyen hormonları
bozarak, oksiijen azlığına bağlı dokuları bozarak ayrıca yemek borusunun basınç
düzeneğini etkileyerek (reflü ve buna bağlı oburluk ve obesite yaparak) erken
yaşlanma ve ölüme varan sorunlar yaratır.
Uzun süreli ameliyat hastalarımızı takibimiz sonunda oluşan bilgi birikimimize
göre ve yayınlardan şu senteze varıyoruz. Birçok hastada sebep birden fazla
bölgededir. Polikliniklerde çoğunlukla gördüğümüz, kısa boyun, büyük dil, küçük
çene, düşük yumuşak damak ve/veya bunların kombinasyonundan oluşan kompleks asıl
sorunun nedenidir. Bu saydıklarımızın maksimumunu en az travma ile
düzeltebilirsek horlama ve apne sorununa faydamız dokunabilir.
En etkili ameliyat yöntemi nedir?
Ameliyat kararı almış olan bir hastada en etkin olduğunu düşündüğümüz yöntem dil kökünün arkaya sarkmasını engelleyen yöntemlerdir. Buna yardımcı olarak yumuşak damağın titreşmesini engelleyen ameliyatlar eklenmesi gerekebilir. Kişisel tecrübelerimize göre dil kökü ve çene arasına gerginleştirme operasyonu ve/veya pillar implant denilen yumuşak damak sertleştimesi en başarılı ve en kolay uygulanan yöntemlerdir. Bu ameliyatı yaptığımız hastaların takibinde çoğunlukla horlamada azalma, apnede azalma ve mide reflüsünde azalma yönünde geri dönüşler aldık. Reflünün geçmesiyle zamanla hastalarda kilo verme eğilimi gözledik. Bu da diğer bulguların azalmasına katkıda bulunarak hasta memnuniyetini artırmaktadır.
Sonuç
Soru şu. Artık horlama ve apneye bağlı sorunlardan kurtulduk mu?. Cevap, hayır tam
olarak bedel ödemeden bu sorundan tamamıyla kurtulamadık, ancak vucudun bu
sebeple bozulmasını engellemek için etkili cerrahi girişimler yapılabiliyoruz
artık.
Bunlar zaman içerisinde tecrübelerimizle daha geliştirilecek ve daha az invazif
çözümler haline gelecektir. Ancak bu tür problemlerden aşırı etkilenen
hastalarımıza bu operasyonları önermekteyiz
ÖNERİ:   NE YAPIN EDİN KİLO ALMAYIN, HORLAMANIZ VARSA İLERLEMEDEN ÖNLEM ALIN. MUTLAKA BU KONUYLA UĞRAŞAN BİR K.B.B. UZMANI İLE KONUŞUN